Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Kaf ve Kur´an-i mecîd hakkı için
B.Bayraklı
1. Kâf. Şerefli Kur’ân’a andolsun.
A.Bayındır
1. Kâf![1*] Şanlı Kur'an'a[2*] yemin olsun![1*] Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebîmize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebîmizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam’ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur’an’a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.[2*] Buruc 85/21.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. Kâf. Şanlı ve şerefli Kur’an’a andolsun ki, (sen bir uyarıcısın).* “Kaf” harfi ile ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz.  Dipnotlar »
S.Ateş
1. Ḳāf. Zikir’li (uyarıcı, şerefli) Kur'ân'a andolsun,
İngilizce Kelime Meali
قٓۚ=Qaf. وَالْقُرْءَانِ=By the Quran, الْمَجِيدِ=the Glorious.
(50) Kâf Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   قۚ=«sûrenin adıdır»«K harfi»Kãfوَ=yemin olsun الْقُرْآنِ=«Ayet Topluluğu»o Kur'ân′a«kur′ãn»الْمَجِيدِ=yüce«mecîd»olan
 ‎﴾ 2 ﴿‎   بَلْ=yok aslında! عَجِبُوا=şaştılar أَنْ جَاءَهُمْ=gelmesine مُنْذِرٌ=bir uyarıcı مِنْهُمْ=içlerindenفَ=sonra da قَالَ=dediler ki الْكَافِرُونَ=o «ilâhi sözleri» görmezlikten gelenler«küfr_kãfir»هَٰذَا=bu شَيْءٌ=bir şeydir عَجِيبٌ=tuhaf
 ‎﴾ 3 ﴿‎   أَ=mı? إِذَا=zaman مِتْنَا=biz öldüğümüz وَ=ve كُنَّا=olduğumuz تُرَابًاۖ=toprakذَٰلِكَ=işte bu رَجْعٌ=bir dönüştür بَعِيدٌ=uzak
 ‎﴾ 4 ﴿‎   قَدْ=emin olun ki عَلِمْنَا=Biz bilmişizdirمَا=olduğunu تَنْقُصُ=eksiltiyor الْأَرْضُ=yeryüzünün مِنْهُمْۖ=onlardanوَ=ve عِنْدَنَا=katımızdadır كِتَابٌ=bir «ilâhî» Metin«kitãb»(veya“yazılı kayıt”) حَفِيظٌ=muhafaza eden«hafîz»
 ‎﴾ 5 ﴿‎   بَلْ=aslında كَذَّبُوا=onlar yalan(cı) sayıp durdular«tekzîb»بِالْحَقِّ=o Gerçeği«hakk»لَمَّا جَاءَهُمْ=gelince kendilerineفَ=bu halde هُمْ=kendileri فِي=içindedirler أَمْرٍ=yapılması gereken bir şeyin«emr»مَرِيجٍ=karmaşık
 ‎﴾ 6 ﴿‎   أَ=mı? فَ=şu halde لَمْ يَنْظُرُوا=bakmadılar إِلَى السَّمَاءِ=göğe فَوْقَهُمْ=üstlerindekiكَيْفَ=nasıl بَنَيْنَاهَا=bina ettik orayı وَ=ve زَيَّنَّاهَا=hoşunuza giden hale getirdik«ziynet»orayıوَ=ve مَا=yoktur لَهَا=oraya ait مِنْ=herhangi biri فُرُوجٍ=çatlaklıklardan
 ‎﴾ 7 ﴿‎   وَ=gelince الْأَرْضَ=yeryüzüneمَدَدْنَاهَا=yaydık orayıوَ=ve أَلْقَيْنَا=attık فِيهَا=içine رَوَاسِيَ=yerinden oynamayan(dağ)larوَ=ve أَنْبَتْنَا=bitirdik فِيهَا=orada مِنْ كُلِّ=her زَوْجٍ=çifti بَهِيجٍ=güzel
 ‎﴾ 8 ﴿‎   تَبْصِرَةً=bir basirettir وَ=ve ذِكْرَىٰ=bir «ilâhî» Tembih′tir«zikr»لِكُلِّ عَبْدٍ=her «kulluk»hizmet«abd»eden için مُنِيبٍ=yönelen
 ‎﴾ 9 ﴿‎   وَ=ve نَزَّلْنَا=indirdik مِنَ السَّمَاءِ=gökten مَاءً=bir su مُبَارَكًا=bereketli«berekãt_mubãrek»فَ=sonra da أَنْبَتْنَا=bitirdik بِهِ=onunla جَنَّاتٍ=bahçeler وَ=ve حَبَّ=daneler الْحَصِيدِ=biçilecek
 ‎﴾ 10 ﴿‎   وَ=ve النَّخْلَ=hurmalar بَاسِقَاتٍ=yüksekلَهَا=‑vardır‑onlarda طَلْعٌ=tomurcuklar نَضِيدٌ=birbirine girmiş
 ‎﴾ 11 ﴿‎   رِزْقًا=faydalandırıldıkları «nimetlerdir» «rızk»لِلْعِبَادِۖ=«kulluk»hizmet«abd»edenler içinوَ=ve أَحْيَيْنَا=hayat verdik بِهِ=onunla بَلْدَةً=bir ülkeye مَيْتًاۚ=ölüكَذَٰلِكَ=işte budur الْخُرُوجُ=(topraktan)Dışarı Çıkış«ihrãc»
 ‎﴾ 12 ﴿‎   كَذَّبَتْ=yalancı sayıp durmuştu«tekzîb»قَبْلَهُمْ=onlardan önceقَوْمُ=toplumu«kavm»نُوحٍ=Nûh′un وَ=ve أَصْحَابُ=yoldaşları«eshãb_sãhib»الرَّسِّ=Res′in وَ=ve ثَمُودُ=Semûd′un
 ‎﴾ 13 ﴿‎   وَ=ve(yoldaşları) عَادٌ=Âd′ın وَ=ve فِرْعَوْنُ=Firavun′un وَ=ve إِخْوَانُ=kardeşleri لُوطٍ=Lût′un
 ‎﴾ 14 ﴿‎   وَ=ve أَصْحَابُ=yoldaşları«eshãb_sãhib»الْأَيْكَةِ=Eyke′nin وَ=ve قَوْمُ=toplumu«kavm»تُبَّعٍۚ=Tubba′nınكُلٌّ=hepsi كَذَّبَ=yalancı sayıp durdular«tekzîb»الرُّسُلَ=o Elçileri«rasûl»فَ=sonra da حَقَّ=gerçekleşti«hakk»وَعِيدِ=tehdidim«veîd»
 ‎﴾ 15 ﴿‎   أَ=mi? فَ=şu halde عَيِينَا=aciz kaldık بِالْخَلْقِ=yaratmadan الْأَوَّلِۚ=ilkبَلْ=yok aslında! هُمْ=onlar فِي=içindedirler لَبْسٍ=kuşkuمِنْ خَلْقٍ=bir yaratmadan جَدِيدٍ=yeni
 ‎﴾ 16 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki خَلَقْنَا=Biz yarattık الْإِنْسَانَ=insanıوَ=ve نَعْلَمُ=biliriz مَا=olduğunu تُوَسْوِسُ=fısıldıyor بِهِ=ona نَفْسُهُۖ=nefsininوَ=ve نَحْنُ=Biz أَقْرَبُ=daha yakınız إِلَيْهِ=ona مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ=şah damarından
 ‎﴾ 17 ﴿‎   إِذْ=iken يَتَلَقَّى=duyuyor الْمُتَلَقِّيَانِ=iki duyucuعَنِ الْيَمِينِ=sağ taraftan وَ=ve عَنِ الشِّمَالِ=sol taraftan قَعِيدٌ=oturarak
 ‎﴾ 18 ﴿‎   مَا يَلْفِظُ=söylemez مِنْ=herhangi قَوْلٍ=bir lafإِلَّا=olmadan لَدَيْهِ=kendisinin yanında رَقِيبٌ=gözetleyiciler عَتِيدٌ=hazır bulunan
 ‎﴾ 19 ﴿‎   وَ=ve جَاءَتْ=getirir سَكْرَةُ=sersemliği الْمَوْتِ=ölüm بِالْحَقِّۖ=o Gerçeği«hakk»ذَٰلِكَ=işte bu مَا=şeydir كُنْتَ=olduğun مِنْهُ=kendisinden تَحِيدُ=kaçmış
 ‎﴾ 20 ﴿‎   وَ=ve نُفِخَ=üflenecektir فِي الصُّورِۚ=”Boynuzdan Borazan”a(*)«sûr»ذَٰلِكَ=işte bu يَوْمُ=günüdür الْوَعِيدِ=o tehditi yapılmış olanın«veîd»(*) orj SÛR
 ‎﴾ 21 ﴿‎   وَ=ve جَاءَتْ=geldi كُلُّ=her نَفْسٍ=nefisمَعَهَا=beraberinde سَائِقٌ=bir sevk edici وَ=ve de شَهِيدٌ=sağlam bir tanık«şehîd»
 ‎﴾ 22 ﴿‎   لَقَدْ=emin olun ki كُنْتَ=sen idin فِي=içinde غَفْلَةٍ=ihmal hatasına düşmüşlük«ğãfil»مِنْ هَٰذَا=bundanفَ=sonra da كَشَفْنَا=Biz kaldırdık عَنْكَ=senden غِطَاءَكَ=perdeniفَ=böylece بَصَرُكَ=gözün الْيَوْمَ=bugün حَدِيدٌ=keskinleşmiştir
 ‎﴾ 23 ﴿‎   وَ=ve قَالَ=dedi ki قَرِينُهُ=beraber olduğu kişi«karîn»هَٰذَا=işte مَا=olanlar لَدَيَّ=yanımda عَتِيدٌ=hazırda
 ‎﴾ 24 ﴿‎   أَلْقِيَا=ikiniz atın فِي جَهَنَّمَ=Cehennem′eكُلَّ=her كَفَارٍ=«ilâhi sözleri» görmezlikten geleni«küfr_kãfir»عَنِيدٍ=inatla
 ‎﴾ 25 ﴿‎   مَنَّاعٍ=engel olanı لِلْخَيْرِ=fayda verene ve iyiliğe«hayr»مُعْتَدٍ=saldırganlıkla مُرِيبٍ=kuşku içinde
 ‎﴾ 26 ﴿‎   اَلَّذِي=olanı جَعَلَ=edinmiş مَعَ=beraber اللَّهِ=Allah′la إِلَٰهًا=ilâhlar آخَرَ=başkaفَ=öyleyse أَلْقِيَاهُ=atın onu فِي الْعَذَابِ=o cezaya«azãb»الشَّدِيدِ=çetin
 ‎﴾ 27 ﴿‎   قَالَ=dedi ki قَرِينُهُ=beraber olduğu kişi«karîn»رَبَّنَا="Efendi ve Sahib"imiz!«rabb»مَا أَطْغَيْتُهُ=ben azdırmadım«tuğyãn_tağ′ût» onuوَلَٰكِنْ=fakat كَانَ=idi فِي=içinde ضَلَالٍ=bir yolunu saşırmışlık«dalãl»بَعِيدٍ=uzak
 ‎﴾ 28 ﴿‎   قَالَ=O dedi ki لَا تَخْتَصِمُوا=çekişmeyin لَدَيَّ=katımdaوَ=ve قَدْ قَدَّمْتُ=önceden yapmıştım إِلَيْكُمْ=size بِالْوَعِيدِ=o tehdidi«veîd»
 ‎﴾ 29 ﴿‎   مَا يُبَدَّلُ=değiştirilmez الْقَوْلُ=o söylenen لَدَيَّ=benim katımdaوَ=ve مَا=değilim أَنَا=Ben بِظَلَّامٍ="haksızlık ve kötülük"«zulm_zãlim»edici لِلْعَبِيدِ=«kulluk»hizmet«abd»edenlere
 ‎﴾ 30 ﴿‎   يَوْمَ=o gün نَقُولُ=deriz لِجَهَنَّمَ=Cehennem′eهَلْ=mu? امْتَلَأْتِ=doldunوَ=ve تَقُولُ=der kiهَلْ=mı? مِنْ مَزِيدٍ=‑var‑daha fazla
 ‎﴾ 31 ﴿‎   وَ=ve أُزْلِفَتِ=yaklaştırılmıştır الْجَنَّةُ=Cennet لِلْمُتَّقِينَ=kendini sakındıranlara«takvã»غَيْرَ=değildir بَعِيدٍ=uzak
 ‎﴾ 32 ﴿‎   هَٰذَا=işte budur مَا=şey تُوعَدُونَ=size söz verilen«va′d»لِكُلِّ=herkesedir أَوَّابٍ=yönelen حَفِيظٍ=muhafaza eden«hafîz»
 ‎﴾ 33 ﴿‎   مَنْ=kimseleredir خَشِيَ=çekinen«huşû»الرَّحْمَٰنَ=o “Merhametin Kaynağı”ndan«rahmãn»بِالْغَيْبِ=«gıyaben»”görmemekle birlikte”«ğayb»وَ=ve جَاءَ=getiren بِقَلْبٍ=bir yürek مُنِيبٍ=dönüp yönelmiş
 ‎﴾ 34 ﴿‎   اُدْخُلُوهَا=girin oraya بِسَلَامٍۖ=selamet(veya”selam”)«selãm» ileذَٰلِكَ=işte bu يَوْمُ=günüdür الْخُلُودِ=yerleşip kalma«hãlid»
 ‎﴾ 35 ﴿‎   لَهُمْ=‑vardır‑onlar için مَا=oldukları يَشَاءُونَ=istiyor فِيهَا=oradaوَ=ve de لَدَيْنَا=katımızdadır مَزِيدٌ=daha fazla
 ‎﴾ 36 ﴿‎   وَ=ve كَمْ=nice أَهْلَكْنَا=helak etmiştik قَبْلَهُمْ=onlardan önce مِنْ قَرْنٍ=nesilleri«karîn»هُمْ=kendileri أَشَدُّ=daha öteydi مِنْهُمْ=onlardan بَطْشًا=yakalayış olarakفَ=şu halde نَقَّبُوا=gezip dolaşırlar فِي الْبِلَادِ=ülkelerdeهَلْ=mıdır? مِنْ=‑var‑herhangi مَحِيصٍ=kaçacak bir sığınak
 ‎﴾ 37 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki فِي ذَٰلِكَ=işte bundadır لَذِكْرَىٰ=bir «ilâhî» Tembih«zikr»لِمَنْ=kimse için كَانَ=olan لَهُ=kendisinin قَلْبٌ=bir kalbiأَوْ=yahut أَلْقَى=veren السَّمْعَ=kulakوَ=olarak هُوَ=kendisi شَهِيدٌ=sağlam bir tanık«şehîd»
 ‎﴾ 38 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki خَلَقْنَا=Biz yarattık السَّمَاوَاتِ=gökleri وَ=ve الْأَرْضَ=yeryüzünüوَ=ve مَا=bulunanları بَيْنَهُمَا=ikisi arasındaفِي سِتَّةِ=altı أَيَّامٍ=gündeوَ=ve مَا مَسَّنَا=dokunmadı Bize مِنْ=herhangi لُغُوبٍ=bir yorgunluk
 ‎﴾ 39 ﴿‎   فَ=bu halde اصْبِرْ=yılmadan dayan«sabr_sãbir»عَلَىٰ مَا=olduklarına يَقُولُونَ=onların söylüyorوَ=ve سَبِّحْ=«zanlardan» aşkınlığını dile getir«tesbih»بِحَمْدِ=överek«hamd»رَبِّكَ="Efendi ve Sahib"ini«rabb»قَبْلَ=önce طُلُوعِ=doğmasından الشَّمْسِ=Güneş′inوَ=ve قَبْلَ=önce الْغُرُوبِ=batmasından
 ‎﴾ 40 ﴿‎   وَ=ve مِنَ=içerisinde bir kısımda اللَّيْلِ=geceninفَ=bu durumda سَبِّحْهُ=«zanlardan» aşkınlığını dile getir«tesbih»O′nun وَ=ve de أَدْبَارَ=arkasından«dubur»السُّجُودِ=yere yüz koymanın«secde»
 ‎﴾ 41 ﴿‎   وَ=ve اسْتَمِعْ=dinle يَوْمَ=o gün يُنَادِ=seslenir الْمُنَادِ=o sesleniciمِنْ مَكَانٍ=bir yerden قَرِيبٍ=yakında«karîb»
 ‎﴾ 42 ﴿‎   يَوْمَ=o gün يَسْمَعُونَ=duyarlar الصَّيْحَةَ=o kuvvetli sesi بِالْحَقِّۚ=gerçekliğiyle«hakk»ذَٰلِكَ=işte bu يَوْمُ=günüdür الْخُرُوجِ=o Dışarı Çıkış«ihrãc»
 ‎﴾ 43 ﴿‎   إِنَّا=şu bir gerçek ki نَحْنُ=Biz نُحْيِي=hayat veririz وَ=ve نُمِيتُ=öldürürüzوَ=ve إِلَيْنَا=Bizedir الْمَصِيرُ=o varış«mesîr»
 ‎﴾ 44 ﴿‎   يَوْمَ=o gün تَشَقَّقُ=ayrıl(ıp yarıl)ır الْأَرْضُ=yeryüzü عَنْهُمْ=onlardan(veya"onlardan dolayı") سِرَاعًاۚ=süratleذَٰلِكَ=işte bu حَشْرٌ=bir toplayıştır«haşr»عَلَيْنَا=Bize يَسِيرٌ=kolay olan
 ‎﴾ 45 ﴿‎   نَحْنُ=Biz أَعْلَمُ=daha iyi(veya ”en iyi”)biliyoruz بِمَا=olduklarını يَقُولُونَۖ=onların diyorوَ=ve مَا=değilsin أَنْتَ=sen عَلَيْهِمْ=onların üzerlerine بِجَبَّارٍۖ=bir zor kullanan«cebbãr»فَ=öyleyse ذَكِّرْ=tembihte bulun«tezkîr»بِالْقُرْآنِ=«Ayet Topluluğu»o Kur'ân«kur′ãn»ile مَنْ=kimselere يَخَافُ=korkacak وَعِيدِ=tehdidimden«veîd»
Âyet Metni : (Kâf.1) (26. Cüz | 518. Sayfa)
Okunuşu :
1. ḳâf. velḳur'âni-lmecîd.
(Kâf.1) Grameri
قٓ : Qaf ::: [Ayrık(mukattaa) Kur'an Harfleri]وَالْقُرْآنِ : by ::: [Edat/Yemin öntakı] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]وَالْقُرْآنِ : the ::: [Belirlilik Takısı]وَالْقُرْآنِ : Quran ::: [Özel İsim] [Eril] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ق ر أالْمَجِيدِ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْمَجِيدِ : Glorious ::: [Sıfat] [Eril tekil] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: م ج د
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu